ALMANYA’DAKİ TÜRK GENÇLERİN EĞİTİM DURUMU NEDİR?

Yaklaşık 83 milyon’luk nüfusa sahip olan Almanya’da 10,6 Milyon göçmen yaşamakta. Almanya’daki en büyük yabancı grubu oluşturan Türklerin nüfusu ise 3,5 milyon.. 20 yaş altındaki genç ve çocukların sayısı ise yaklaşık 600 bin civarında. Gençlerin sorunlarının minimuma inmesi ve topluma adapte, faydalı birer birey olabilmeleri için eğitimleri ve yetişme süreçleri en önemli unsur. Tablo ise pek iç açıcı değil. Maalesef Almanya’da yaşayan gençlerimiz diğer göçmen vatandaşlarla kıyaslandığında eğitimde oldukça geride kalıyor. Gençlerin yüzde 30’u diploma almadan mezun olurken, büyük bölümü ortaokul düzeyinden sonra eğitimlerine devam etmiyor. Üniversite’ye gidenlerin oranı; Polonya göçmenlerin’de yüzde 30, İspanyol göçmenlerde yüzde 40 iken, Türk vatandaşlarımızda sadece yüzde 14 seviyesinde. Nedenini sorguladığımızda, Özgüven eksikliği, kendi başına birey olarak işlerini halledebilme yetisinin zayıf olması, kendi kültür zenginliğinin farkında olmayarak başka bir kültürün altında ezilmesi gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Bu noktada ailelere, sivil toplum kuruluşlarına ve derneklere pek çok görev düşüyor. Peki gerekenler yapılıyor mu? Maalesef hayır.. Keza eğitime katılım verileri ortada.

TÜRK AİLELER OKUL AİLE BİRLİĞİNE KATILIYOR MU?

Gençlerin yaşadığı tüm problemlerin temelinde eğitim’e gereken önemin verilmemesi yatıyor. Çocukların okula gittikleri süreçte, aileleri tarafında desteklenmeleri ve ailenin okul ile olan bağını yakın tutması gerekmekte. 1970’ li yıllarda İspanyol göçmenler, çocuklarının eğitim sistemiyle yaşadığı sorunların ardından Okul Aile Birliği ile ortak çalışmaya girerek bu problemi ortadan kaldırmışlardır. Bugün Türk öğrencilere göre yükseköğrenime devam eden İspanyol göçmenlerinin oranı açık ara öndedir. Türk Okul Aile Birlikleri maalesef yetersiz imkanlara sahip olmakla birlikte, çalışan gönüllüler de bir süre sonra iş yükünden devam etmekte sıkıntı yaşamaktadır. Türk çocukların okul’da desteklenmesi, takip edilmesi, Alman makamlarıyla işbirliği sağlanması için çok önemli olan Türk Okul Aile Birliklerinin maddi ve manevi olarak desteklenmesi ve ailelerin de bilinçlenmeleri için çalışmalar yapılması gerekmektedir.

ALMANYA’DA ÖRGÜTLENEN TÜRK KURULUŞLARI VERİMLİ ÇALIŞIYOR MU?

Federal bir yapıya sahip olan Almanya’da yerel mecraların yasalar üzerindeki etkisi oldukça kuvvetli. Göçmenlerle ilgili yapılan düzenlemeler, çıkan yasalarda, Türk sivil toplum kuruluşlarına düşen oldukça fazla görev var. Peki bu kuruluşlar yeterince aktif mi? Bu sorunun da yanıtı üzülerek belirtmeliyim ki olumsuz. Almanya, sivil toplum kuruluşu ve bu kuruluşlarda aktif çalışan kişi sayısı olarak profesyonel ve etkin bir ülke. Ülke’de 550 bin STK ve yaklaşık 23 milyon çalışan gönüllü var. Türklerin Almanya’da oluşturdukları STK, Cemiyet ve Dernekler karar alma süreçlerine katılmamakla birlikte, güç oluşturma ve lobicilik faaliyetlerinden çok uzakta. Oysa Almanya’da yerinde ve zamanında hareket edildiğinde sonuç almak oldukça mümkün. Türk STK’ların kurumsal kapasitelerinin zayıf olması, STK Başkanlarının uzun yıllar değişmeyerek yeni ,genç ,dil bilen kişilerin görev yapmalarının önünün kesilmesi bu kuruluşların verimliliğini ortadan kaldırıyor. Görünen o ki bu tip hantallaşmış Türk Sivil Toplum Kuruluşlarında kan değişimine ihtiyaç var.

 

GENÇLİK DAİRESİ (JUGENDAMT) NE YAPAR?

Gençlik dairesi, Annenin hamilelik süreci, çocuk doğum sonrası yardımı, ebeveynlik becerilerinin geliştirilmesi gibi konularda ailelere destek olmaktadır. Almanya’da çocuk ve gençlerin yetiştirilmesi, bakımı, ve eğitimi gibi hususlarda ailelere destek veren Gençlik Dairesi (Jugendamt), çocuklar için en sağlıklı bakım yeri olan ailelerin bu görevlerini hakkıyla yerine getirip getirmediğini takip etmektedir. Çocuğun iyilik halini tehdit eden çeşitli durumlarda aileden çocuğu geçici olarak alma veya sürekli ayırma gibi işlemler uygulamaktadır. Bu konuda, çocukların aileden ayrılmalarıyla ilgili bazı tartışmalar yaşanmakla birlikte, Gençlik Dairesi, ‘çocuğun iyilik hali’ ve ‘özel ve aile hayatına saygı’ çerçevesinde hareket etmeyi ilke edinmiştir. Ancak, toplumsal ve hukuksal zeminde bazı vakalarla ilgili ciddi tartışmalar da yaşanmaktadır. Çocukların aileden alınması noktasında, T.C Aile ,Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilileri uygulamaların bir gerekçeye dayandığını ve bu gerekçeler incelendiğinde çoğunun haklı sebepler olduğunu ifade ediyor. Gençlik Dairesi, sorun gördüğünde aileyi uyarıp, konunun dikkate alınıp alınmadığını takip ediyor. Gençlik Dairesi ile ilgili www.handbookgermany.de adresini ziyaret ederek, bu kuruluşun nasıl ve hangi konularda çalıştığını inceleyebilirsiniz.

ALMANYA’DA KORUYUCU AİLE NEDİR?
Koruyucu Aile Projesi, Gençlik Dairesi tarafından tespit edilen, Öz ailesinin bakımını sağlayamadığı çocuğun başka bir aileye verilerek ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Koruyucu aile’de evlat edinme gibi hukuki bağlayılık yoktur. Koruyucu Aile kapsamında belli bir sözleşme imzalanmaktadır ve ailenin çocuğu almasının ardından görevini yerine getirip getirmediği takip edilmektedir. Koruyucu Aile çocukla biraraya gelmeden önce çocuğun hikayesi aile ile paylaşılır ,gerekiyorsa aileye çocukla ilgili eğitim verilir ve ondan sonra çocukla biraraya getirilir. Ancak çocuğun ailesi ile olan probleminin çözülmesi durumunda çocuk koruyucu aileden alınarak yeniden öz ailesine verilecektir. Koruyucu ailenin buna hazır olması oldukça önemlidir.

ALMANYA’DA NASIL KORUYUCU AİLE OLUNUR?
Koruyucu Aile olabilmek için ebeveynlerden en az birinin çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar Almanca bilmesi gerekmektedir. Alman vatandaşlığı aranmamaktadır. Tek Ebeveynler, bekarlar, çocuğu olan aileler de koruyucu aile olabilir. Çocuğun kalacağı evin yeterli alana sahip olması gerekmektedir. Koruyucu ailenin maddi olarak belli bir geliri ve refah düzeyi olmalıdır. Keza aileye çocuk için 800-1100 euro civarında para verilmektedir. Ailenin bu paraya ihtiyaçlı olmaması gerekmektedir, Koruyucu aileile ilgili daha detaylı bilgi için www.koruyucuaile.de adresinden faydalanabilirsiniz.